Endometrial Polip

ENDOMETRİAL POLİPLERİN OLUŞUMU

Rahim içini döşeyen  ve her ay adetle dışarı attığımız doku aynı zamanda gebeliklerimize de ev sahipliği yapmaktadır. Bu alan endometrium dokusu olarak adlandırılır.

Endometrial polipler endometrium dokusundan kaynaklanan iyi huylu  oluşumlardır ve endometrium dokusunun bazı alanlarda fazlaca büyüyerek rahim içi dokuya doğru itilir. Merkezi bir damarı çevreleyen rahim içi dokusunun aşırı kalınlaşması ile oluşur. Bombeleşen bu alan genişçe bir tabanla rahim içi dokuya oturabilir ancak sıklıkla bir sapla tutunmaktadır. Bir adet olabileceği gibi birkaç adet de olabilir. Yine polip denilen et parçası biçimindeki oluşum rahim ağzında yer alabilir ki o zaman servikal polip olarak adlandırılacaktır. Endometrial poliplerin boyutları 1 cm den birkaç cm e kadar değişebilir.

ENDOMETRİAL POLİPLERİN SIKLIĞI

Sıklık menopozdan önce daha fazladır ve polipleri %60’ı menopoz öncesi kadınlardır. Ergenlik öncesinde son derece seyrektir. 40 yaş sonrası daha çok izlenmektedir. Histerektomi yapılmış kadınlarda patolojik incelemede şikayet ya da semptoma yol açsın açmasın %10-25 arasına endometrial polip saptanmıştır.

ENDOMETRİAL POLİPLERİN RİSK FAKTÖRLERİ

Endometrial poliplerin oluşumunda östrojenin rolü tartışılmaz olarak vardır. Risk faktörleri incelendiğinde bu bariz olarak anlaşılacaktır. Bu risk faktörleri:

  • ileri yaş
  • geç menopoz
  • hiç doğurmamış olmak
  • obezite
  • hipertansiyon
  • diyabet
  • meme kanseri idame tedavisinde tamoksifen kullanımı
  • menopozda östrojen replasman tedavisi olarak sıralanabilir.

ENDOMETRİAL POLİPLERİN KANSERLE İLİŞKİSİ

Endometrial poliplerin kanser potansiyeli ile ilgili çelişkili görüşler olsa da çoğunluk iyi huylu yapılardır ve belirgin kanser potansiyeli içermezler. Ancak menopozdaki endometrial polipler mutlaka çıkarılmalı ve kanser ekarte edilmelidir.

ENDOMETRİAL POLİPLERİN BULGULARI

Klinikte hiç şikayeti olmayan kadınlarda rastlantısal olarak ultrasonografide yakalanması oldukça sıktır. Semptom olarak ve sık kanama ile karşımıza çıkar. Bu kanamalar adet miktarının artışı, adet öncesi ve sonrası lekelenmeler, adet süresinin uzaması ya da ilgisiz zamanlarda ara kanamalar şeklinde olabilir. Menopoz sonrasında da kanama yine ana semptomdur. Menopoz sonrası bulgu verme olasılıkları biraz daha fazladır.

Polip içindeki dokunun beslenmesinin bozulması ya da irice polibin vaginaya doğması ile kramp şeklinde ağrılar görülebilir.

Polibin endometriumda kapladığı yer ve tuba girişlerine yakın olduğu durumlarda gebe kalamama veya tekrarlayan gebelik kaybına yol açabilir.

ENDOMETRİAL POLİPLERDE TANI

Tanıda ultrasonogafi oldukça yararlıdır ve özellikle adetin hemen bitiminde yapıldığında endometrium dokusunun içinde hiperekojen bir alan olarak kolaylıkla görülecektir. Tanının kesinleştirilmesinde histerosonografi sıklıkla uygulanan bir yöntemdir. Bir kanül yardımıyla endometrial dokuya salin solüsyonu verilir ve bu sırada vaginal ultrasonografi ile endometrial polip hiperekojen , saplı ya da geniş tabanlı olarak izlenir. Sonohisterografinin önemli bir avantajı poliplerin rahim içindeki lokalizasyonunun belirlenebilmesidir.

Histerosalpingografi olarak adlandırılan ilaçlı rahim filminde de rahim içi dokuda dolum defekti olarak izlenebilirler.

Tedavide her polibin alınmasının şart olmadığı unutulmamalıdır. Şikayete yol açmayan, menopoz öncesi ve 1 cm’nin altındaki poliplerin alınmasına gerek yoktur. Kadının durumuna göre belirli aralıklarla izlenmesi yeterli olacaktır.

ENDOMETRİAL POLİPLERDE TEDAVİ

Eğer polip şikayete yol açıyorsa, 1 cm’nin üzerinde ise ya da kadın menopoz sonrası ise polibin alınması yararlı olacaktır. Büyüklüğü ne olursa olsun eğer mikroenjeksiyon uygulanacaksa öncesinde yine polibin alınması daha iyi bir seçenektir.

Cerrahi tedavide altın standart histeroskopik polipektomidir. Ofis histeroskopi, anestezi olmadan ofis koşullarında ameliyathane gereksinimi olmadan uygulanabilir. Ancak genel anestezi altında ameliyathane koşullarında uygulanması daha çok tercih edilmektedir. Hiseroskopinin küretaja üstünlüğü polibin yerinin net görülebilmesi ve polip kökünün tamamen çıkarılabilmesidir. Bu sayede küretaj sonrası tekrar eden endometrial polip olasılığı bertaraf edilebilmektedir. İşlem genelde oldukça kısa sürmekte ve histeroskopinin en büyük komplikasyonu olan su zehirlenmesi olasılığı çok azalmaktadır. Ancak rahimin delinmesi , kanama ya da enfeksiyon küretajda olabileceği gibi histeroskopide de karşımıza çıkabilir. Menopozda kanama durumunda da histeroskopi rahatlıkla uygulanabilir. Kanser olasılığı histeroskopi için bir kontrendikasyon değildir.

Küretaj sırasında polibi yüzeyi kaygan olabileceğinden alınamayabilir ve polip köküyle birlikte alınamadan kısmen çıkarılabilir. Aynı zamanda postmenopozal kadınlarda kanser erken tanısı atlanabilir. Bu yüzden olabildiğinde histeroskopi uygulaması uygun olacaktır.