Gebelik ve Myom

Normal popülasyonda geçerli olan kadınların  %20-25’inde myom sıklığına rastlanılması gebelikte de geçerlidir. Gebelikte myomun bir soruna yol açıp açmayacağı tanı zamanına, myomun veya myomların öncelikle yerleşimi, sonra da sayı ve büyüklükleri ile orantılı olarak değişmektedir.

Gebelikte olabilecek myom komplikasyonlarından bahsetmeden  önce bilmelisiniz ki çoğunlukla myomlarla ile ilgili bir komplikasyon yaşamayacaksınız. Myomu olan kadınların %10 unda gebelikte herhangi bir sorunla karşılaşma olasılığı vardır. Bu sorunlar ağrı kesici ihtiyacı bile duyulmayacak ağrılardan erken doğum ya da anne ve bebek yaşamını tehdit eden kanamalara dek  geniş bir yelpazede seyredebilmektedir.

GEBELİK VE MYOMDA OLASI SORUNLAR

Gebelik + myom durumunda karşımıza çıkabilecek belli başlı sorunlar:

1) Özellikle submuköz myomlarda rastlanan gebe kalamama veya tekrarlanan düşükler,

2) Myomun  plasentanın arkasına yerleştiği durumlarda plasentanın arkasına kanama yaparak ya da büyüme hızının artığı gebelik ortası dönemde (20-24 hafta) kendiliğinden kasılmayı başlatarak erken doğum tehdidi,

3) Yine plasenta myomun üzerine yerleşmişse plasenta arkası kanama (ablation plasenta: dekolman kanaması) ,

4) Uterus alt segmentlere yerleşen myomlarla bebeğin doğum yolunun tıkanması ya da bebeğin baş yerleşiminin önlenmesi ile makat veya yan duruş gelmesi nedeniyle sezaryen oranında artış (plasentanın arkasına kanama da yaşamsal gereklilikler nedeniyle zaman kaybetmeden sezaryen gerektirir),

5) Doğum sonrasında myom nedeniyle uterusun kasılma mekanizması bozulabilir(doğum sonu kanama:atoni kanaması) veya plasenta arkasında myom varlığında plasentaya yapışırsa plasenta çıkmayabilir ve şiddetli kanamalara neden olabilir.

6) Myomun primer beslenme kaynağı olan estrojendeki doğal artış nedeniyle özellikle gebeliğin ilk yarısında myomun hızlı büyümesine bağlı, myomun içindeki nekroz alanları nedeniyle oluşan dejenerasyon ile gelişen ağrıya neden olabilirler. Myomu  ya da myomları olan gebede ağrıyı dejenerasyona bağlamadan önce mutlaka ayrıntılı olarak değerlendirmeli; plasenta arkasına kanama, erken doğum tehdidi ya da gebelikten bağımsız bir cerrahi acil olmadığından emin olunmalıdır. Bu yüzden her türlü ağrıda hekiminizle bağlantı halinde olmanız uygun olacaktır.

Sıklıkla kadın gebelikten önce myomunun varlığını bilmeden gebe kalmıştır. Myomun gebeliği ne kadar etkileyeceği elbette myomun öncelikle yeri, sonra sayısı ve büyüklüğü ile ilgilidir. Ancak gebeliği tahliye etmek sorun olasılığı %10 olan bir konuda fazla agresif olacaktır. Gebeliği; takip sıklığını artırarak ve hastayı detaylar konusunda bilgilendirerek takip etmek ve sonlandırmamak çok daha akılcı olacaktır. Eğer gebelikte myoma bağlı olduğundan emin olduğumuz br nedenle gebelik sonlanırsa bir sonraki gebelikten önce myomektomi yapılabilir.

Eğer kadın gebelik öncesi kontrollerinde myomunun tanısını almışsa gebelik+myom hakkında detaylarıyla bilgilendirilmeli ve submuköz myomlar ve endometriuma belirgin bası yapan intramural myomlar dışında ameliyat kararı verilmesinden kaçınılmalıdır. Myomların büyüklüğü konusunda da yerleşimleri ile birlikte karar verilebilir. Mikroenjeksiyon planlanan infertile çiftlerde myomektomi kararı biraz daha sıkça verilebilir ,ancak gebelikten 6 ay önce yapılması uygun olacaktır. Myomektomi operasyonları sonrası batın içinde oluşan adhezyonlar (yapışıklıklar) nedeniyle hastaların gebe kalma zorlukları yaşayabilecekleri unutulmamalıdır. Myomektomi için myomun büyüklük ve yerleşimine bağlı olarak laparotomi, laparoskopi ya da histeroskopi tercih edilebilir.

Myomektomi sonrası doğum şekli nasıl olmalıdır?

Eğer sadece subseröz myom çıkarıldı ve uterus kas dokusu derin bir kesiye maruz kalmadı ise normal doğum denenebilir. Ancak kasılmalar sırasında uterusun yırtılması (rüptür olasılığı) daima akılda tutulmalı ve eylem çok titizlikle izlenmelidir. Myomektomi operasyonlarından sonra sezaryen uygulanması çok daha emniyetli bir doğum şekli olacaktır.

Çok yaygın olarak merak edilen bir konu da myomların sezaryen sırasına çıkarılıp çıkarılmayacağıdır. Çok özel durumlarda ancak ince saplı subseröz myomlarda bu işlem emniyetlidir. Bunun dışında henüz gebelikten yeni çıkmış ve toparlanmaya çalışan uterustan myom almaya çalışmak çok kanamalı bir işlem olacaktır ve yapılması uygun değildir.